-->




May 16
iphone şifresi kırıldı
icon1 admin | icon2 iPhone | icon4 05 16th, 2008| icon3No Comments »

Avustralyalı bir geliştiricinin blogunda yazdığına göre, piyasaya çıkmasından üç gün sonra iPhone kök şifresi kırıldı. Yazısında prosedürü anlatan ancak gerçek kök şifresini vermeyen geliştiriciye göre, bilgiler resmi Apple iPhone geri yükleme imaj dosyasından gelmiş.

Arşiv dosyası içinde iki adet .dmg disk imajı bulunuyor. Biri şifre korumalı sistem imajı diğeri ise şifresiz kullanıcı imajı. Makaleye göre deneyimli bir hacker, şifresiz imajı inceledeğinde, tüm iPhone�ların önceden tanımlanmış bir şifre ile �root� ve �mobile� hesablarına girdiklerini farkedebiliyor. Bilindiği gibi de, �root� kullanıcı adı, UNIX sistemlerin ayrıcalıklı hesabıdır.

Şu an için iPhone üzerinde bir konsol veya terminal yazılımı çalışmadığından bu şifreleri kullanabilmek mümkün değil. Ayrıca bu şifrelerin geliştirme aşamasından mı unutulduğu, yoksa hacker�lar için bir tuzak mı olduğu bilinmiyor.

Apr 29
iPhone Genel Bilgi
icon1 admin | icon2 iPhone | icon4 04 29th, 2008| icon3No Comments »

Türkiyede 1000$+kdv den aşağı kalmaz fiyatı… entegre pil olması kötü… ipodlar gibi korsan mp3ü engellemeye debelenirse benim ilgimi çekmez (creative in böle bişi çıkarmasını yada sony veya samsung un daha iyi bi alet yapmasını beklices:) nokiaların kullandığı işletim sistemi olan symbianlar için vatandaşın uygulamalar geliştirmesi gerçekten birazda yardımla kolay gibi görünüyordu..yani en azından bu işle uğraşanlar öle diordu… şimdi bu aletin 3.parti uygulamalar konusuna şu macworld konferansında değinilmedi die kızan programcılarda var… ama kullanışlılık olarak eğer gerçekten göründüğü gibiyse yeni bir soluk getireceği kesin..ayrıca şu anki üreticileride zorlar.. teknik anlamda pek bir yenilikte getirmior aslında… sadece kullanıcılarını düşünen bi firmanın tasarım (yazılım olarakta) başarısı var.. ama apple yeni bir eğilimi ortaya çıkaracaktır kesinlikle.. tabi fiyatlar düşdükçe.. ben şahsen 150$dan fazla para harcamazken telefona.. türkiyede 2000ytl ye yaklaşacak fiyatı olan bi alete dokunmam bile… ama şunu da söyleyeyim apple patentli dokunmatik ekranlarla ilgili acaip teknolojiler gelior ve geleceğin bilgisayarlarında bildiğimiz klavye ve mouse olmayacak.. en azından oyun oynamyanlar ve deli gibi yazı yazmayanlar için.. hadi hayırlı olsun bu ortalığı karıştırcak baya.. microsoft,sony,palm,nokia,motorola bi yerleri atan firmlar oldu şimdi :)

Apple cep telefonu çıkarıyor: iPhone

Bilgisayardan tüketici elektroniğine doğru kayan Apple, müzik dünyasında devrim yaratan iPod�dan sonra şimdi de iPhone adlı bir cep telefonu çıkardı.

İSTANBUL - Apple CEO�su Steve Jobs, iPhone�u San Francisco�da yapılan Macworld Konferansı�nda tanıttı. Apple iPhone�nun ekranı dokunmatik. Kullanıcı ikonlara dokunarak menüde müzik, internet, ses mesajı ve e-posta gönderebiliyor. Steve Jobs ayrıca Apple TV adlı bir video setini de basına gösterdi. Televizyona bağlanan 40 GB�lik Apple TV, bilgisayardan televizyona içerik aktarıyor. Jobs konuşmasında bilgisayar üreticisi olarak kurulan şirketin adının, yeni ürün profilini yansıtması için Apple Computer�dan sadece Apple�a çevrildiğini açıkladı.

Mac OS X işletim sistemi ile çalışacak, Microsoft Windows ile uyumlu olacak olan Apple iPhone�da 2 megapiksel dahili dijital kamera bulunuyor. Apple iPhone�un 4 GB�lik modelinin satış fiyatı yaklaşık 500 dolar, 8 GB�lik versiyonun ise 600 dolar civarında olacak ve Haziran ayında satışa çıkacak. Cep telefonunda Wi-Fi ve Bluetooth kablosuz standartlar? ve GPS bulunacak, ayrıca internetten Yahoo ve Google�ın servislerine bağlanacak.

İPOD�UN GÖLGESİNDE KALABİLİR
Bazı gözlemciler Microsoft�un da etkili olmaya çalıştığı cep telefonu pazarında, Apple�ın iPod başarısını yinelemesinin daha zor olacağını vurguluyor. Apple�ın müzik içeriği sağlayan iTunes sitesinden şimdiye dek 2 milyar şarkı, 50 milyon televizyon programı ve 1.3 milyon film satıldı. Apple, iPhone konusunda iPod�a göre biraz daha mütevazi bir öngörüye sahip. Şirket cep telefonundan 2008�e kadar 10 milyon adet satmayı düşünüyor. 2006�da 957 milyon adet cep telefon satıldığı düşünülürse Apple�ın hedefi pazarın yüzde 1�i.

YENİ KUŞAK VİDEO: APPLE TV
Apple TV ise 300 dolar fiyatla satışa çıkacak. 40-gigabyte�lık hafızasına 50 saat boyunca kayıt yapılabiliyor, 9.000 şarkı veya 25.000 fotoğraf alıyor. Apple TV Şubat ayında satışa çıkacak.

iphone hakkında yeni sızan bilgiler

Birileri (firmanın içinden birisi olsa gerek) boş durmamış ve daha piyasada olmayan iPhone hakkında bazı detayları piyasaya sızdırmış. Nelermiş bu detaylar bakalım:

Klavye(keyboard) kısaca hayal kırıklığı! İki parmakla tuşlama genelde başka tuşları da aktif hale getiriyor ve birçok hata oluşumuna sebep oluyor. Tek parmak kullanılmak zorunlu oluyor!
Otomatik kelime doğrulama sadece basit kelimelerde başarı gösteriyor. Özel isimlerde sözlük yeterli kalmıyor! (tabii bunlar ingilizce için geçerli ama zannetmiyorum ki Türkçe�de farklı olsun)
Blackberry (Tüm iş dünyasının tercih ettiği en yaygın olan taşınabilir asistan Blackberry) nin yerini asla tutamıyacak. Yazı yazmak çok zor iş amaçlı işlevselliği yok.
Touchscreen e biraz sert basılması lazım. Alışmak için zaman gerekli.
iPhone alınca beraberinde dock, temlizleyici kumaş ve adaptör ile geliyor.
Bluetooth kulaklık 120 dolar civarinda piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Apr 29
iPhone
icon1 admin | icon2 iPhone | icon4 04 29th, 2008| icon3No Comments »

Apple iPhone hakkında duymak isteyeceğimizden çok daha fazlasını geçtiğimiz bir ay içerisinde bol bol duyduk. Ama gerçekten, bu iPhone diye delirdikleri, insanların günlerce sıralarda bekledikleri nedir? Bu nasıl bir telefondur ki dünyayı değiştirsin, iletişim ve taşınabilir elektronik cihazların “Yeniden Diriliş”ini başlatsın? iPhone’u bu hafta enine boyuna incelemeye karar verdim!

Apple, bu telefonu 29 Haziran’da sadece ABD’de yayınladı ve operatör olarak AT&T’yi seçti. 8GB’lık modeli için AT&T ile 2 senelik bir kontrat imzalamanız karşılığında bu telefonu 600 dolara alabiliyorsunuz. Gerçekten Amerika’daki en pahalı telefon olmasa da, alması en “zahmetli” telefon olduğu kesin. Çarşamba günü Almanya’da Deutsche Telekom’un mobil operatörü T-Mobile, Apple ile anlaştığını ve iPhone’un 1 Kasım 2007’de 450 Euro fiyatla satacağını duyurdu. Avrupa’nın geri kalanı için bir haber yok, fakat Vodafone olması çok muhtemel gözüküyor. Eğer Vodafone’la anlaşılırsa, Türkiye’de bir şekilde satılması çok muhtemel. Küçük bir hesapla, plan olsaydı iPhone Türkiye’de en az 450 Euro, KDV eklenince 531 Euro, yani bugün 1000 YTL’ye yakın bir fiyatı olurdu. Plan olmadığına göre, özelliklerini de göz önünde bulundursak 1500 - 2000 YTL arasında bir fiyata satılmasını bekleyebiliriz. Apple IMC Türkiye’nın fiyat politikaları her ne kadar yumuşamış olsa da, piyasadaki en pahalı telefon olmasını engelleyemeyeceği kesin. Zaten bazı özellikleri için operatör tarafında bazı yazılımların kurulması gerektiğini de düşünürsek durum iyice belirsizleşiyor. Ama asıl sorunumuz, alamasak da, bir iPhone çıktı ve tüm dünya bununla sallanıyor, ve daha çoğu insan neden olduğunu bile bilmiyor.

Apple iPhone’da her zaman iyi yaptığı işi bu sefer çok iyi yapmış. Kolay kullanılan, göze inanılmaz hoş gözüken ve pazarlama uzmanlarının “wow effect” dediği, ilk gördüğünüzde ağzınızı açık bırakma özelliğine sahip. Bu “wow effect” denilen şey genel olarak iPod ve diğer Mac bilgisayarlarında da mevcut. Mac OS X’in hoplayan zıplayan animasyonları bir an insana “kesin bu aleti almalıyım!” hissiyatını yaşatabiliyor gerçekten. Arayüzleri mükemmel, içerisindeki fonksiyonları arasındaki uyum harika. Şeker gibi bir arayüzü var. Aslında çok çok yeni yaptığı gözüme çarpan iki şey var. Birincisi, çok noktalı dokunmatik bir ekranı var, bu da parmağınızla çok rahat arayüzü kontrol edebildiğiniz anlamına geliyor. Yani dokunmatik ekranı için diğer cep bilgisayarları gibi kaleme ihtiyacınız yok. Bu yüzden, kalın parmaklarımız için kocaman bir ekranı ve özel cam ekranı var. Gerçekten çok sağlam olduğu ve anahtarla bile çizilemediği söylenenler arasında. iPhone’un görünüşü diğer Apple ürünleri gibi mükemmel. Apple’ın yıllardır tasarım ekibinin başı, endüstriyel tasarım dehası Jonathan Ive gene klasik tasarım konseptlerini mükemmel bir şekilde uygulamış. Yuvarlak kenarlar, sade bir arayüz, mükemmel renk geçişleri ile bir bütünlük sağlıyor. Önyüzünde sadece bir tuş var, bu da “ev” tuşu. Sizi nerede olusanız olun bastığınızda ana ekrana döndürüyor. Bu yıllardır Palm’larda da bulunmakta, ama sadece bu tuşun bulunması güzel bir dizayn özelliği. Ses yükseltme, alçaltma tuşlarının altında, telefonu direk titreşime alan bir düğme var, ki bence bütün telefonlarda olması gereken bir düğme. Telefon açma kapama, numara çevirme ve klavye tamamen ekran üzerinden yönetiliyor.

iPhone’un özel kızılötesi sensörü sayesinde telefonu yüzünüze yaklaştırınca telefonun ekranı kapanıyor ve yanlışlıkla yüzünüzle telefondaki tuşlara basma sorunu yaşamıyorsunuz. Telefonun bütün özelliklerine ana sayfadaki (ya da ev ekranı) 16 tuşla erişiliyor. Fonksiyonlar birbirinden güzel ayrılmış ve işlevleri gayet net. Telefonu alan herkes çok çabuk telefonla neler yapabileceğini farkedebiliyor. Aslında iPhone ve aksesuarları hakkında anlatacak daha çok şey var ama zaten belki bu kadarı bile fazla. Ama arayüzdeki yenilikler, getirdiği bakış açısı ve animasyonlar olarak göze çok hitap eden bir ürün. Çok fazla eksiği olduğunu düşünenler olabilir, fakat iPhone yazılım güncellemeleriyle ilerde çok daha fazla özelliği barındıracağının sinyallerini bize veiyor. Bakalım ilerki günlerde diğer firmalar nasıl tepki gösterecek, hep beraber göreceğiz. Apple her ne olursa olsun, telefon dünyasını sonsuza kadar değiştirdi ve çıtayı çok çok yükseklere çekti.

SMS
Bildiğimiz tekst mesaj özelliği. Ama iPhone birisine attığımız mesajları bize sanki onunla bir konuşma yapıyormuş gibi alt alta koyuyor. Mac OS X’in iChat programı gibi ya da MSN Messenger gibi düşünebilirsiniz. Mesajlarınızı sanal klavyeyle yazıyorsunuz ve birisiyle daha önce yaptığınız mesajlaşmayı temizleyebiliyorsunuz.

YouTube
İster telefonun üzerindeki wi-fi kablosuz İnternet bağlantısıyla, ister EDGE ile GPRS üzerinden YouTube’un iPhone için özel olarak formatladığı videoları izleyebilirsiniz. EDGE üzerinden izlemesi çok zor. Yani sadece wi-fi bağlantısı olan bir yerde tavsiye ediliyor.

Telefon
Kontak bilgileri Outlook ve Mac OS X’in Mail programından otomatik olarak çekiliyor. Kontakları favori listenize ekleyebiliyorunuz ve hızlıca arayabiliyorsunuz. Dev telefon tuşlarıyla arama da yapabilirsiniz ama kontak’ların arasında gezmek çok daha eğlenceli.

E-Posta
Apple’ın çok övdüğü e-posta yazılımı çoğu yoğun mail kullanıcısı tarafından hiç beğenilmedi. Mesela Blackberry telefonlardaki kolaylıktan eser yok. Birçok e-postayı bir anda silmek, okundu işaretlemek gibi özellikler yok. Teker teker silip açmanız gerekiyor. E-posta’lar bilgisayarınızdaki gibi resimli olarak açılıyor fakat biraz bekleyerek.

iPod
Steve Jobs’un iPhone için dediklerinden birisi de “bugüne kadar yaptığımız en iyi iPod”. iPhone 4GB veya 8GB iki versiyonla geliyor, yani aslında bir iPod Nano. Sadece dev ekranı olduğu için dev ekranda harika bir video izleme keyfi yaşatıyor. Video izlerken ekranı yan tutuyorsunuz ve pil ömrü 2-3 film izlemeye yetecek kadar gidiyor!

Safari
Safari tarayıcısını telefona tam olarak gömen Apple, iPhone’da gerçekten bilgisayarınızdaki gibi bir sayfa gösterebiliyor ve ekrana bakmaya çalıştığınız sitenin tamamını sığdırıyor. Bir tekst okumak veya resme bakmak istediğinizde, üstüne parmağınızla çift tıklıyorsunuz ve o parçaya zoom yapıyor.

Notlar
El yazısı gibi bir yazı tipiyle istediğimiz kadar not girebiliyoruz. Windows Mobile telefonlardaki gibi ekrana birşeyler çizme ihtimalimiz yok. Fakat yeni bir not açacağımız zaman gördüğümüz sayfa çevirme efekti gerçekten çok şık.

Kamera
iPhone standard bir 2 megapixel telefon kamerasıyla geliyor. Flaşı ve zoom özelliği yok. Hatta bana sorarsanız fazla basitleştirilmiş. Sadece resim çekiyor. Video da çekemiyor. Çektiği resimler de sadece iyi ışık altında güzel çıkıyor. Apple’ın ilerde geliştirmesini beklediğimiz bir özelliği.

Haritalar
Google Maps ile harika bir entegrasyon. Aradığınız yeri haritada süper animasyonlarla işaretliyor, harika bir hızda gezmenizi sağlıyor. Yol bile tarif ediyor. Keşke bluetooth ile GPS alıcılara da bağlanabilseydi dedirtiyor sadece. Bazı şehirler için anlık trafik bilgilerini de gösterebiliyor. Böylece en hızlı rotayı seçebiliyorsunuz.

Resimler
Seçtiğiniz klasörleri albüm albüm listeliyor. Bir sonraki resme geçmek için parmağınızla resmi sağa iter gibi ekranda sağa itiyorsunuz. Çok güzel bir animasyonla diğer resme geçiyor. Yakınlaşmak mı istiyorsunuz? İki parmağınızı resmin üzerine koyup açıyorsunuz. Yakınlaşmak içinse “cimcik” hareketi dediğimiz parmakları yakınlaştırma var.

Apr 29
iPhone Apple
icon1 admin | icon2 iPhone | icon4 04 29th, 2008| icon3No Comments »

Bu makalemizde yıllardır multimedya oynatıcısı olarak bildiğimiz iPod.u fotoğraf makinemiz için taşınabilir bellek gibi kullanmanın yöntemlerini inceliyoruz. Yaklaşık 10 yıldır dijital fotoğraf makineleriyle ilgilenen biri olarak sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri de bellek kartlarının yetmemesidir. Daha önce filmli makine kullanırken çekilen kareler için oldukça cimri davranırken dijitale geçişle beraber bu cimrilik yerini aşırı savurganlığa bıraktı. Nasılsa film yoktu ve kare sayımız da filmi muadillerinde olduğu gibi 36 poz ile sınırlı değildi. Tabi yanıldığımızı kısa sürede anladık: Çünkü ne kadar belleğiniz olursa olsun çekimlerinizde dikkatli olmazsanız eninde sonunda .Memory Full. yani .bellek doldu. uyarısı ile yüzyüze geliyorduk. Hafıza kartlarının fiyatları çok makul seviyelere inse de, bazı makinelerle beraber 256 ya da 512 Mbyte bellek kartları verilse de eğer elinizin ayarını tutturamazsanız eninde sonunda fotoğraf çekmeye bir son vermeniz gerekiyor. Bir başka sorun ise gerçekten çok kare çekmeniz gereken yerlerde hafıza kartının yetmemesi sebebiyle sorunlar yaşamanız. Fiyatları ucuzlamış olsa da 40 yılda bir işinize yarayacak diye gereksiz bir yatırım yapmayı kimse istemez. Nikon Coolwalker Yetersiz hafıza kartlarına çözüm bulmak için birkaç yıl önce taşınabilir disk çözümleri üretildi. Hatta Nikon gibi bazı fotoğrafçılık firmalarının bu tip ürünleri bulunuyor (nedir diye merak edenler buraya bakabilir ). Bu cihazlar özel bir işletim sistemi yüklü gelirler ve istenen dijital fotoğraf makinesine bağlanarak bilgisayara ihtiyaç duymadan dosya transferini mümkün kılarlar. Genelde 2-3 inç ekranları bulunan bu ürünlerden hala üretilenleri bulunuyor. Ancak genellikle sadece taşıma amaçlı kullanılabilmeleri, fiyatlarının nisbeten yüksek oluşu daha çok profesyonellerin tercih edeceği bir ürün olarak kalmalarına sebep oldu. Günümüze gelindiğinde ise taşınabilir multimedya cihazlarının yaygınlaştığı, bellek kapasitesinin arttığı ve özelliklerinin geliştiği görülüyor. Gigabyte mertebelerinde olan bu ürünlerin bir çoğu MP3 gibi müzik formatlarını desteklediği gibi renkli ekrana sahip olanları bilinen video formatlarının bir kısmını da destekliyor. Bu ürünlerden biri de iPod. Önce bu ürünün tarihine sonrasında ise dijital fotoğrafçılıkta nasıl kullanıldığına göz atalım: iPod nedir ve tarihi Apple, ilk iPod duyurusunu yaptığında takvimler 23 Ekim 2001.i gösteriyordu. İlk versiyon mono bir ekrana ve 5Gbyte kapasiteye sahipti. Sıradışı bir tasarımı, kolay kullanım ve ergonomik gövde ile birleştiren iPod, hızla yükselen MP3 çalar pazarında devrim niteliğinde bir ürün oldu. Satışa sunulduğundan beri milyonlarca kişinin tercihi olan bu minik cihazın, popülaritesi o kadar arttı ki sonraları iPod Nano ve Shuffle adı verilen iki versiyon daha piyasaya sürüldü. iPod Nano kalem inceliğinde ve 1, 2 ve 4 Gbyte kapasite seçeneklerine sahip. iPod Shuffle ise ekranı bulunmayan bir versiyon. Shuffle.ın 512 ve 1 Gbyte kapasitelerinde versiyonları var. Artık bir efsane haline gelen ve kendi kategorisinde adını tarihe yazdıran bir ürün olan iPod, tüm dünya çapında milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Günümüzde iPod 5. nesil adı verilen iPod Video versiyonu olarak satılıyor. Bu versiyonda MP3 desteğinin yanı sıra, video görüntüleri ve fotoğraflar da renkli ekran yardımı ile izlenebiliyor. 30 ve 60 Gbyte versiyonları bulunan iPod.un bu son versiyonunun 2.5 inç LCD ekranı 320×240 piksel ebatlarında. Çeşitli aksesuarlarla farklı özellikler kazanabilen iPod.un yazımıza konu olan özelliği ile dosya taşıma amaçlı kullanım (bunun için iPod.un 5. nesil yani video ve fotoğraf gösterebilme özelliğine sahip olması gerekiyor). Malumunuz üzere bütün MP3 çalarlar aynı zamanda dosya taşımak için de kullanılabilirler. Ancak bu işlem için mutlaka bilgisayara gerek vardır. Peki bilgisayar olmadan bunu nasıl yapacağız? İşte burada küçük bir aksesuar yardımımıca yetişiyor: iPod Camera Connector. iPod Camera Connector Resmi bir iPod aksesuarı olan (Apple dışında iPod için üretim yapan bir çok firma bulunuyor) bu minik cihaz yardımı ile iPod.a bir çok dijital fotoğraf makinesini doğrudan bağlayabiliyorsunuz. Bu sayede fotoğraflarınızı aktarmak için ille de bilgisayara ihtiyaç duymuyorsunuz. Desteklenen dijital fotoğraf makineleri hakkında bilgiye Apple.ın resmi sitesindeki bir adresten ulaşabiliyorsunuz (merak edenler buraya bakabilir). Fakat bu adresteki liste oldukça sınırlı ve test için denediğimiz ürünlerden hiçbiri bu listede bulunmamasına rağmen sorunsuz çalıştı. Listenin güncellenmesiyle ilgili bir sorun var muhtemelen. Her 4 günde yeni bir dijital fotoğraf makinesinin piyasaya sürüldüğü bu pazarda bu eksikliği biraz hoş görmek lazım. Apple tarafından bize test için gönderilen iPod Camera Connector.u ayrıca satın almak gerekiyor. Satış fiyatı 30 Euro + KDV olan ürünün yaptığı iPod.un sıradışı girişini normal usb girişine döndürmek. Bu sayede uyumlu olmak kaydıyla istediğiniz dijital fotoğraf makinesini cihaza bağlayabiliyorsunuz. Bu yazımızda bir adet iPod, bir adet Camera Connector ve biri Olympus FE-150 ve Samsung Digimax S600 olmak üzere 2 farklı dijital fotoğraf makinesi kullandık. Kullanımdan önce iPod.un firmware (yani yazılımını) güncelledik. Eğer benzer bir uygulama denemek isterseniz iPod.unuzda en son firmware.in yükle olup olmadığını kontrol edin. Aksi takdirde ürünün fotoğraf makinenizi tanımama riski var. Denemeler için her iki dijital fotoğraf makinesinin de USB kablosunun olması gerekiyor. Çünkü iPod ile iletişim bu kablo ile sağlanıyor. Pratik kullanımda nelerle karşılaşacağımızı ölçmek için her 2 fotoğraf makinesi ile farklı sayı ve büyüklükte çekimler yaptık. Olympus FE-150 ile çektiğimiz ve 8.1 Mbyte yer kaplayan 7 adet fotoğrafı 40 saniyede iPod.a transfer ettik. Saniyede aktarım hızı yaklaşık 0.2 Mbyte. Samsung Digimax S600 ile 26.5 Mbyte yer kaplayan 17 adet fotoğrafı 120 saniyede aktardık. Bu fotoğraf makinesi için saniyedeki transfer hızı yaklaşık 0.22 Mbyte. iPod, transfer edilen fotoğrafları gösterebildiği gibi kendi içinde DCIM adında bir klasör açarak kullanıcılar tarafından rahatlıkla transfer edilmesini sağlıyor. Böylece ek bir disk olarak Bilgisayarım.da (My Computer) gördüğünüz iPod.dan fotoğraflarınızı bilgisayarınıza doğrudan atabiliyorsunuz. Bu önemli zira normalde iPod.a attığınız fotoğraf, video ya da müzik dosyalarını isteseniz bile normal olarak göremiyorsunuz. Bu dosyaları kendi özel formatına çeviren iPod, bilgisayarımdan doğrudan cihaza erişseniz bile dosyaların okunmasına imkan vermiyor. Ancak Camera Connector kullanarak aktarım yaptığınızda ek olarak DCIM klasörü oluşturan iPod, JPEG formatındaki fotoğrafları doğrudan buraya atıyor. Eğer isterseniz fotoğraf makinenizdeki dosyalarınızı aktardıktan sonra bellek kartını iPod üzerinden silebiliyorsunuz. Güzel bir özellik. Bellek Okuyucu ile denemeler Dijital fotoğraf makinelerini bitirdikten sonra aklıma ilginç bir fikir geldi: Madem bu Connector.un girişi standart USB acaba dijital fotoğraf makinesi dışında başka bir cihaz bağlanabilir mi? Hemen önümde duran Kensington marka bellek okuyucuyu bu deneme için kullanmaya karar verdim. Bellek okuyucunuzu da doğrudan iPod’a bağlayabiliyorsunuz Flexy marka 512 Mbyte belleğe Samsung Digimax S600 ile çektiğim 23.6 Mbyte yer kaplayan 15 adet JPEG dosyasının bellek okuyucu ile iPod.a aktarılması 47 saniye sürdü. Bu da saniyedeki aktarım hızının yaklaşık saniyede 0.5 Mbyte olduğunu gösterdi. Farklı bellek türleri ile denemeler yapmaya karar verdim. Transcend marka 1 Gbyte Mbyte CF bellek kartı ve bellek okuycu ile yaptığım denemede ise 73.8 Mbyte yer kaplayan 27 adet fotoğrafı 240 saniyede transfer ettik. Transfer hızını ise yaklaşık saniyede 0.3 Mbyte olarak bulduk. Aktardığınız fotoğraflarınızı iPod içindeki DCIM klasöründe görebiliyorsunuz. Aktarım hızı düşük Yukarıdaki örneklerden de görüldüğü gibi dijital fotoğraf makineleri için aktarım hızı saniyede 0.2 Mbyte. Bellek okuyucu olduğunda ise bu değer biraz daha artıyor. Bulunan değerler bize büyük ebatta dosyaların gönderiminde epey beklemek zorunda kalacağımızı gösteriyor. Ölçtüğümüz en yüksek hızda bile dakikada 3 Mbyte.tan daha fazla dosya aktaramıyoruz. Bu da cihazın USB 1.1.nin sağladığı hızdan bile (USB 1.1.de teoride saniyede 12 Mbyte) düşük bir değere sahip olduğunu gösteriyor. Her ne kadar iPod.un asli görevi olmasa da biraz daha iyi bir aktarım hızı ile çok güzel bir fotoğraf taşıyıcı disk olarak kullanımı mümkün olurdu. Sonuç Bu makalemizde ek Camera Connector yardımı ile iPod.u İngilizce tabirle .Storage Disc. yani taşıyıcı disk olarak kullanmanın yöntemini araştırdık. Video ve fotoğraf dosyalarınızı gösterebilen bir iPod.a sahipseniz küçük bir ek harcama ile onu taşıyıcı disk olarak da kullanabiliyorsunuz. Fakat aktarım hızı zaman zaman can sıkacak kadar düşük. Yine de .zaman benim için önemli değil, beklerim. diyenlerdenseniz bu tarz bir kullanım yüzünüzü güldürebilir. Bu sayfalarda bulunan yazıların bütün hakları uruninceleme.com’a aittir. Kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz iPod iphone Haberleri


3 / 3«123